Kısa Zamanda Kalıcı Kilo VerdirenFormül!

Pazartesi

14.6 Kilo ZAYIFLAYAN ÜYENİN PROGRAM ÖNCESİ VE SONRASI DEĞERLENDİRMESİ


HK PERFORMANS DOKTOR ÜYESİNİN PROGRAM ÖNCESİ VE SONRASI ALGI DEĞİŞİMİ

 Zayıflama Kampı ve Online Zayıflama Sistemi KİLOBEKÇİLİĞİ

1. Lütfen yemek çeşitliliğindeki değişimi program öncesi ve bugün geldiğimiz noktada karşılaştırarak değerlendiriniz.

Program öncesinde besinleri daha çok kalori içeriğine göre tüketme eğilimim vardı. Kalorisi yüksek gıdalardan uzak durmaya çalışırdım. Sebze ağırlıklı beslenmekle birlikte süt ürünleri, özellikle light ürünler çok yer alırdı ve bunların hepsi de pastörize doğal olmayan ürünlerdi .Her gün en az bir öğünümde et yer alırdı. Bunun dışında diyet krakerler vazgeçilmezlerim arasındaydı. Sabah kahvaltısı ve akşam yemekleri olmazsa olmaz diyeceğim vazgeçilmezlerimdi. Program sonrası bu düşüncelerim oldukça değişti artık kaloriden ziyade ürünün doğal olup olmadığına daha çok önem veriyorum. Kalori hesabı yapmaz oldum. Sebze artık her vakit hayatımda ve bunları daha çok çiğ ya da buharda pişmiş olarak tüketiyorum. Light ürünlerden tamamen vazgeçtim. Ekmek neredeyse hayatımdan çıktı, oldukça azaldı. Paketlenmiş ürünler almıyorum. Fast food hiç yemek istemiyorum. Bu süreçte ben sağlıklı beslenme denen kavramla tanıştım. Eskiden de öyle beslendiğimi düşünürdüm ama doğru bildiğim yanlışlarım meğer ne çokmuş...
2. Lütfen tüketimde değişen miktar algınızı program öncesi ve sonrası şeklinde değerlendiriniz.

Önceleri yediğim gıdalarda kalorisinin düşük olmasına özen gösterir, miktarına çok dikkat etmezdim yani düşük kalorili bir ürünü tıka basa yiyebilirim inancım vardı. Bu süreçle birlikte miktarın da önemli olduğunu anlamış oldum. Yani yediklerimiz doğal olmakla birlikte miktarının da belli bir algıda olması gerekiyor. Şimdi artık buna da dikkat ediyorum.

3. Sıcak ve soğuk içeceklerdeki şekere bakış açısı ve miktar algısını program öncesi ve bugün şeklinde değerlendiriniz.

Yaklaşık 30 yıldır çay gibi sıcak ürünleri zaten şekersiz tüketmekteyim ancak sütlü kahveyi çok severdim ve onda tatlandırıcı kullanmayı tercih ederdim. Soğuk içeceklerde de light olanları tüketirdim. Çok sık olmamakla beraber kola ya da meşrubat tercih edeceksem bunların light olanlarını alırdım. Meyveli soda en çok tükettiğim meşrubattı diyebilirim. Süreç sonrası ise kola, meşrubat, meyveli soda gibi soğuk, KATKILI yapay tatları olan içecekleri hayatımdan çıkardım. Artık light içecek de tercih etmiyorum. Favori içeceğim sütlü kahveyi bile çok nadir ve az sütlü, tatlandırıcısız olarak tüketiyorum. Daha çok su, bitki çayı, doğal maden suyu, ayran, kefir tüketmeye başladım. Sıcak yaz günlerinde ise buz gibi Turbomend süper gidiyor. 

4. Normal zamanlarda tatlı yeme isteğinizi program öncesi ve şimdi şeklinde değerlendiriniz.

Tatlıyı yıllardır çok zorda kalmadıkça tüketmezdim ama bazen canım çok isterdi ve o zamanlar tercih ederdim. Bu süreç sonrası artık canım çok tatlı istemiyor. Günlerce aklıma bile gelmiyor diyebilirim. Bu yöndeki tercihlerim de değişti, tatlısız da hayat devam edebiliyor.

5. Stresli, sıkıntılı, negatif duygu ve düşünceli olduğunuz zamanlardaki tatlı yeme isteğinizi program öncesi ve şimdi olacak şekilde yazınız.

Stresli zamanlarda tatlı yeme ya da yemeye karşı bir eğilim bende de vardı. Epey mücadele etmekle birlikte gidip tatlı alıp yediğim çok olmuştur. Böyle durumlarda nedense ilk akla gelen tatlı oluyordu artık aklıma ilk önce tatlı gelmiyor, daha doğrusu hiç gelmiyor. Bunun yerine dışarı çıkıp yürüyorum ya da koşuyorum. Bu şekilde rahatlıyorum ve yürüyüş öncesi var olan stres ya da negatif düşüncenin yok olduğunu fark etmek beni mutlu ediyor.

6. Açlık kavramı, duygusal ve ruhsal açlığın tanımı ve bu anlamda yaşadığınız duygular ve tercihleri program öncesi ile kıyaslayınız?

Program öncesi az az, sık sık tüketime göre yemeye çalışırdım. Genelde sabah ve akşam yemek yerdim ama son yıllarda kan şekerimin düştüğünü düşünerek kendimi kötü hissetmeler başlayınca öğlen öğünü de menüme eklemiştim. Açlık hissi geldiği vakit kendimi kötü hisseder elim ayağım titrer ve hemen bir şeyler atıştırma ihtiyacı duyardım. Programa başladıktan sonra ilk öğrendiğim şey fiziksel ve duygusal açlığı ayırt etmeye yönelik oldu. Artık canım sıkkın, üzüntülü olduğumda yaşadığım açlık hissinin duygusal açlık olduğunu biliyorum. Fiziksel açlık hissi yavaş yavaş gelir, son yemenin üstünden birkaç saat geçmiştir, mide guruldar, açlık hissi aşamalı olarak gelir, insan bu açlığa sabır gösterebilir, yiyeceklere seçicilik yoktur, illaki tatlı pasta olsun ayrımı yapmaz, alternatiflere açıktır. Yediklerimizde seçicilik olabilir, miktar ve içerik algısına dikkat edilebilen bir açlıktır. Yemede bir ölçü vardır. Abartılmaya kaçılmaz. Yemek yendikten sonra bunun doğal bir olay olduğu düşünülerek pişmanlık hissi olmaz. Duygusal açlık ise ; bunların tam tersi olarak gelişir. Son yemenin üstünden çok kısa bir düre geçmiş olmasına rağmen ani, birdenbire açlık hissi gelir. Genelde belli bir besini aşırı tüketme isteği şeklinde kendini gösterir. Çoğunlukla da bunlar şekerli ürünlere yönelik isteklerdir. Aşırı bir istek hissi duyulur, aciliyet söz konusudur, sabredilemez. Genelde ruh hali değişikliklerine bağlı gelişir. Stres, sıkıntı, üzüntü ile birden bire belli bir gıdaya karşı aşırı açlık hissi duyulur. Duygusal açlık hissedenler miktar algısına dikkat etmezler, ölçüsüz bir şekilde tıka basa yiyebilirler. Ölçü kavramı pek yoktur. Yedikten sonra pişmanlık hissi çok olur, bundan dolayı suçluluk hissi duyarlar.

 ONLİNE ZAYIFLAMA SİSTEMİ KİLOBEKÇİLİĞİ VE ZAYIFLAMA KAMPI


7. Lütfen egzersize bakış açınız, sürekliği ve günlük hareketlilik faaliyetlerimiz de program öncesi ve sonrası şeklinde ki düşüncelerinizi yazınız.

Egzersiz önceleri de yapardım özellikle yürüyüşü çok tercih ederdim ama bunu daha çok kilo verme isteği ile ve bu psikolojide bir görev bilincinde yaptığımı düşünüyorum. Devamlılık arz etmezdi. Birkaç hafta yürür sonra sıkılırdım, bir gün yorgunum derdim, bir gün hava soğuk derdim, bazen de yalnız sıkılıyorum bahaneleriyle bırakırdım. Süreç ile birlikte gün oldu, günde 2 saat yürüdüm, yüzdüm ya da egzersiz yaptım. Yaptıkça da kendimi daha iyi hissettiğimi fark ettim. Hatta Ramazanda bacak ağrılarım oldu, kilobekçim bir süre yürüme ya da koşmamı istemedi. O dönemlerde yürümemek bana zor geldi artık spor yapmayı seviyorum bunu görev bilincinden ziyade yapmak istediğim için yapıyorum. Bu süreçte ben Yogayla tanıştım ve sevdim. Şimdi her gün 1 saat yürümeden yapamıyorum. Son günlerde buna Yogayı da ekledim. Neredeyse 2 saati aşkın bir süre vaktim sporla geçiyor ve bundan da mutluyum.

8. Lütfen başarıya olan inancınız, zayıflamaya bakış açınız, ben başarabilirim-zayıflayabilirim düşünceniz ve bu konuda kendinize olan güveninizi program öncesi ve sonrası şeklinde yazınız.

5 ay önce yani sürece başlamadan önce, ne yaparsam yapayım kilo veremediğimi fark ettiğimde artık buna inancım hiç kalmamıştı çünkü kendimce diyetler yaptığım ve yeterli spor yaptığımı düşünüyor ve bunların kilo vermeye yeteceğini düşünüyordum. Bunun böyle olmadığını gördükçe umutsuzluğa kapılıyordum artık hep şişman kalmaya mahkum olduğum hissi oluşmuştu. Asla zayıf olmayacaktım... Sürece başladıktan sonra ise kilolarımın yavaş yavaş gittiğini görmek, bunu başarabileceğim duygusunu kuvvetlendirdi. Şimdi kilo vermek kolay bir şey gibi hissediyorum. Doğru bir bakış açısı, uygun bir beslenme ve egzersiz programı ile kısa zamanda halledilecek bir mesele gibi geliyor. Aslında yanlış ifade ettim. Doğru beslenme düzeni ve hareketli bir yaşam tarzı ile kilo vermeye gerek olacak kilolara ulaşma imkanının olmadığına inanıyorum. Artık kendime bu konuda daha güveniyorum.

9. Lütfen zayıflama konusunda Kilobekçiliği programı hakkındaki düşüncelerinizi ve programa olan güveninizi program öncesi ve sonrası şeklinde yazınız.

Kilobekçiliği programını bir arkadaşımdan duydum. Onun bu program ile ciddi kilo verdiğini görünce ilgimi çekti ama üye olmaya karar vermem 1 yıl sürdü. Ne zamanki artık kilo alışıma dur diyemez oldum, ne yaparsam yapayım kilo veremez duruma geldim ve o vakit üye olmaya karar verdim. Başlangıçta önümde örnek olarak somut 3 tane ciddi boyutta kilo veren kişi olsa da biraz tereddütlerim vardı. Kilobekçiliği bir diyet programı vermiyordu, farklı bir yaklaşımı vardı. Girerken heyecanlı, ne olacağını merak eder bir havadaydım zaten zor güvenen bir kişiliğim vardı ve başlangıçta bu sisteme adaptasyonumu çok zorladı. O güne değin doğru bildiğim her şeyin yanlış olduğu bana söyleniyordu ve bir hekim olduğum için bana verilen yeni bilgileri kabullenmekte çok zorlandım. Bu konuda kilobekçimle çok çatıştım. Başlangıçta programa güvenim yoktu, hedef kiloma bile ineceğimi çok düşünmemiştim ancak kilobekçimin yavaş yavaş söyledikleri ilgimi çekmeye başladı, kendim de bununla ilgili biraz araştırdım. Bu adam neler diyor? diyerek bir süre kabullenmesem de zaman içinde ondan farklı düşünmediğimi fark ettim. Beni öyle ince ince işlemişti ki ben bile bu aşamaya nasıl geldiğimi anlayamadım. Şimdi kilobekçime güvenim tam, bu sistemin benim için doğru bir sistem olduğunu çok net biliyorum. Kilobekçiliği benim beslenme ve tüketim alışkanlıklarımı tümden değiştirdi, yıllardır veremediğim kilolardan kurtulmamı sağladı ama bunun ötesinde hayatıma çok farklı bir bakış açısı kattı. Programa başlamadan önce mutsuz, karamsar, depresif bir noktada iken şimdi hayata daha pozitifim, olaylara karşı tepkilerim daha iyi ve daha mutlu hissediyorum. Eski melankolik günlerim azaldı. Sanki üstümdeki kilolarla beraber omuzlarımda taşıdığım sorunlar da biraz azaldı.
 Zayıflama Kampı Zayıflayanları


10. Giyim tarzınız ve giysilerinize bakış açınızı, program öncesi ve sonrası giyim algınız ve düşünceleriniz nasıl?

Önceleri fazlalıklarımı göstermemesi adına bol tunik tarzı giysileri çok tercih ederdim. Üstüme tam oturan, dar giysiler almazdım. Son yıllarda özellikle pantolon bile giymez olmuştum ama şimdi kilolar gittikçe giysi tercihlerimde değişti. Artık dar pantolon ve giysiler rahatlıkla giyiyorum. Tüm tunikler atıldı artık kısa ,dar giysiler favorim. Giysi tarzım tamamen değişti.

11. Lütfen Fast Food kültürüne bakış açınızı ve yaklaşımınızı program öncesi ve sonrası şeklinde yapınız.

Fast food ürünlerini geçmişte de çok tercih etmezdim ama seyahatlerimde ulaşmanın kolay olması ve bildik bir tat olması dolayısıyla ilk tercihlerim arasında olurdu. Artık fast food hiç yemek istemiyorum ve tercih etmiyorum. Hatta onları, kalorisi yüksek diye değil, işlenmiş gıda olması ve çok katkılı ürün içermesi nedeniyle en büyük düşmanımmış gibi görüyorum diyebilirim. Bundan sonra da gündelik yaşantımda asla yer almayacaklar. Beynimi katkı maddelerinin kontrolüne bırakmayacağım. Yapay hislerle yaşamayacağım. 
12. Lütfen Kilolu, Obez ve Morbid Obez kişilere karşı yaklaşımlarınızı ve bakış açılarınızı program öncesi ve sonrası şeklinde yazınız.
Geçmişte ciddi kilo problemim olması ve zor bir diyet süreci geçirerek kilo vermiş olmamdan dolayı çok aşırı kilo almaktan hep çok korktum ve yıllarca diyet yaptım. Şişman olmak, toplumda maalesef kötü karşılanıyor,insanların alaylarına maruz kalınıyor ve şişman insanlar toplumda dışlanıyorlar. Kendim için o aşamaya gelmemeye çok dikkat etmekle beraber çevremdeki şişman kişilere de her fırsatta kilo vermek adına çaba sarfetmelerini, bunun getireceği sağlık problemlerini anlatmaya çalışırdım. Bir hekim olduğum için bu konuda uyarıda bulunmam da çok yadırganmazdı, Morbid Obez denen guruptaki kişilere ise acırdım diyebilirim. ''Su içsem bile kilo alıyorum'' diyen hastalarıma böyle bir şey olamayacağını oturup uzun uzun anlatırdım. Şimdi ise şişmanlığın bir kader olmadığını daha iyi anlıyorum. Doğru bir yaklaşım ve yönetimle ve tabi ki egzersiz planı ile bu sorunu çözmek nispeten kolay geliyor. Sadece ne yapacağımızı bilmiyoruz, yanlış besleniyoruz, teknoloji yaşantımızda çok yer aldığı için neredeyse yerimizden bile kımıldamıyoruz. Şimdi gördüğüm kilolu insanlara bunları daha detaylı anlatıyorum ve benim yaşadığım süreci merak edip ilgilenenlere tek adres olarak HK Performans'ı gösteriyorum. Yakın çevremde olup da kilo problemi olan arkadaşlarımı da elimden geldiğince bilinçlenme, beslenme anlayışı ve spor konusunda destekliyor onları motive ediyorum. Benden etkilenip benim uyguladığım şekilde beslenme düzenini değiştirip 8-9 kilo veren arkadaşlarım oldu. En başta da benimle birlikte spora başlayıp, tüketimini doğal ürünlere değiştirerek eşim de 14 kilo verdi. Bunlar mutluluk verici gelişmeler oluyor. Toplumda bununla ilgili 1 kişiyi bile bilinçlendirebilsek o da kazancımızdır diye düşünüyorum.

13. İnsanların kilolu insanlara tepki vermelerine, tepki verme! Program öncesi ve sonrası düşünceleriniz nelerdir?

İnsanlar kilolu insanlara her zaman ön yargılı olarak yaklaşırlar. Onlara göre şişman insanlar tembeldir, düşük zeka seviyelidir, yemekten başka bir şey bilmezler, hayattan bir beklenti ve istekleri, zevkleri yoktur, içlerindeki istekleri, arzuları, beklentileri anlamaya bile çalışmazlar. Buna bağlı olarak kilolulara hoşgörü göstermezler, onları küçümserler hatta toplum dışına itip görmemezliğe gelirler. Onları anlamaya çalışıp, isteklerini dikkate alsalar, topluma daha yararlı projelerde yer alma yönünde destekleseler belki de mevcut kilo sorunlarının çözümünde de yararlı olabileceklerini görecekler diye düşünüyorum. Çevremizdeki kişilere şişmanlığın bir hastalık ve toplum sorunu olduğunu daha iyi anlatmaya çalışmalıyız diye düşünüyorum. Bir kişiyi kilolu olduğu için küçümsemek ona yapılabilecek en büyük kötülük ve ben bu tarz insanları elimden geldiğince uyarmaya çalışıyorum.

14. Çevrenizdeki zayıf insanlara karşı bakış açılarınızı ve zayıflıklarını muhafaza etmek için gösterdikleri yada çevrelerine bunu yansıtmadan kendi içlerinde yaşadıkları çatışmalar, kopan fırtınalar ve zorluklar hakkındaki düşüncelerinizi program öncesi ve sonrası şeklinde değerlendiriniz.

Ben öteden beri zayıf kişilere hep gıpta ile baktım. Hele hele tıka basa yiyip de hiç kilo almayan insanlara sinir olurdum. Ben böylesine dikkat etmek zorundayken onlardaki bu rahatlık sinirime dokunuyordu. Bunun dışında da zayıflıklarını muhafaza etmek için yediğine dikkat eden ve sporu bir yaşam tarzı olarak hayatına sokan kişilerde benim için hep örnek insanlar olmuşlardır. Onlara bunu nasıl başardıkları konusunda sorular sorar, anlamaya çalışırdım. Bir yandan da hiç kilo sorunu yokken böylesine dikkat ederek beslenmenin ya da bu denli yoğun spor yapmanın ne gereği var diye de düşünmeden edemezdim.

15. İdeal kilosunda olan kişilerin kilolu insanlar hakkında ki düşüncelerini program öncesi ve sonrası şeklinde görebildiğiniz kadarı ile yorumlayınız.

İdeal kilosunda olan kişiler, kiloluların neler hissettiğini ya da neler yaşadığını bence çok anlayamaz. Zayıflar, şişman olan kimselere hep zavallı insanlar gözüyle bakmayı tercih ederler. Bu fikrim önce de böyleydi maalesef şimdi de yine böyle... Dilediği gibi beslenebilmenin, dilediği şekilde giyinebilmenin, istediği aktivasyonu rahatlıkla yapabilmenin verdiği mutluluğun ya da ayrıcalığın zayıf insanlar farkında bile değillerdir. Bu onlara çok doğal bir şeydir. Kilolu olup da toplum içine çıktığında kendisine yönelen eleştirel bakışlara hiç maruz kalmamışlardır ve bunun insanda yarattığı üzüntüyü anlayamazlar.

16. Lütfen Diyet - Rejim gibi kavramlara bakış açınızı program öncesi ve sonrası şeklinde yazınız.

20'li yaşlardan bu yana diyet yaparak yaşadım. Yediğim her lokmanın kalorisine bakar ona göre tüketirdim. 1 kilo aldığımı fark etsem günlerce aç kalır, hemen rejime girer, spor yapma gayretine girerdim. Kilo alma , kilolu olma kabusum gibi bir şeydi. Program sonrası tüketim alışkanlıklarım çok değişti. Yediğim gıdanın kalorisinden ziyade doğallığına bakarak tüketim yapmaya çalışıyorum. Eskiden tatlı benim yemeyi çok sevdiğim ama bana tabu olması gereken bir üründü. O gözle bakardım ama şimdi tatlıyı yeme isteğim yok. Çok istersem bir lokma alabileceğim hissinin verdiği rahatlık var içimde ve artık rejim yapmıyorum sağlıklı besleniyorum.

17. Mutluluk arayışınız, yalnızlık ve anlaşılamamak gibi hislerde genel olarak ilk tercihleriniz nasıldı? Program öncesi ve sonrası düşünceleriniz lütfen.

Eskiden mutsuzken kendi içime kapanırdım, en büyük sığınağım kendimi mutsuz, depresif hissettiğim zamanlarda yatıp uyumak olurdu. İşten eve geldiğimde genelde yorgun, halsiz ve canı sıkkın olurdum. Tüm bu hislerimin uyumayla geçeceğini düşünürdüm. Aslında canım tatlı ürünler de tüketmek isterdi ama onlardan kendimi korumak, sakınmak için yatıp uyuma gibi kaçar yolum olmuştu. Şimdi düşününce bunun böyle olduğunu daha iyi anlıyorum. Yalnızlık hissi çok oluyordu, dünyada sanki kimse beni anlamıyordu. Derdimi anlatabileceğim, sorunlarımı paylaşabileceğim kimse yok gibi geliyordu. Sanki tüm dünya bana karşıydı, her işim ters gidiyordu, insanlar beni çıldırtıyordu. Eşim bile beni anlamıyor gibiydi... Hep huysuz, ajite ve sinirli biri olup çıktığımı söylüyor, tartışıyorduk ama bu süreç sonrası artık eskisi kadar gergin olmadığımı fark ettim. Kendimi yalnız hissetmiyordum, kilobekçim oradaydı. Canım sıkkın olduğunda yatıp uyumak yerine yürüyüşe gitmek en iyi ilaçtı. Saatlerce yürümek, koşma isteği çok arttı. Spor beni negatif duygulardan uzaklaştırdı artık yalnızlık hissi eskisi kadar kalmadı, bunu hissettiğimde yürümeye gidiyorum. İnsanların beni anlamasını istemekle birlikte onlarında ne anlatmak istediklerini anlamaya da çalışır oldum. Üzgün anlarımın yegane yoldaşı yeme isteği gitti, yerine spor yapma isteği geldi.

M.Ö

NOT: BU BAŞARI MAKALESİ HK PERFORMANS SİTESİNDEN ALINTIDIR. HİKAYENİN ÖNCESİNİ VE SONRASINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN LİNK TIKLAYINIZ: http://hk.com.tr/basarilar-detay.asp?id=2474&t=HK%E2%80%99-Uyesi-Bir-DOKTOR-Tam-146-Kilo-ZAYIFLADI

 Zayıflama Kampı HK PERFORMANS FARKIYLA YAŞANIR

AÇIKLAMA:

HK Performans  zayıflama sürecinde hem eğleneceğiniz hem de ideal kilonuzda, fit bir bedene kavuşacağınız hedef odaklı çalışmaları sunan alternatifsiz bir eğitim ve danışmanlık kurumudur. Zayıflama alanında uzman kadrosuyla sürekli destek sağlamayı amaçlayan HK Performans imza attığı başarılarıyla farkını her zaman hissettirir. 

Obezitenin nedenlerini ve kalıcı zayıflamak için bütün çözümleri açıkça ortaya koyan öncü bir zayıflama sistemi yaşatır. 

Bütün zayıflama uygulamaları bireye özel yani butik olarak geliştirilen bu sistemde başarısızlık yoktur. 

İmza attığımız başarıları takip ederek gerçeği kendiniz de görebilirsiniz. 

Siz de ''ANLATILMAZ YAŞANIR'' diyebilmek ve hayaliniz olan ideal kiloya ulaşmak için bu kapıdan içeriye girin. Kaybettiğiniz heyecanı yaşamak için çağırılıyorsunuz!

HK sizi çok yönlü destekler, geliştirir ve değiştirir!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder