Kısa Zamanda Kalıcı Kilo VerdirenFormül!

Çarşamba

Doğum Sonrası Kilo Verebilmek İçin

Doğum sonrası kilo veremiyorum
  Denemediğim diyetleri yazsam? İsveç, Norveç, dünyanın neresi varsa... Şaka bir tarafa bir çok diyetisten, kibrit kutuları... Bir kaç ay önce yeni bir diyet listesi aldım ama ben o listedekiler kadar bile yemiyorum. Atkins montinyak ve isveç diyetlerinden sonra artık ne yaparsam yapayım kilo vermek bir yana iki fındık tanesi fazla yesem kilo alıyorum. Etkilerine gelince ilk iki tanesi işe yaradı. En önemli etkisi akordion etkisi şişip sönüyor, şişip sönüyorsunuz. Sonra sadece sişiyorsunuz. Hiç diyete başlamayıp keşke herşeyi akışa bıraksaydım.
DOĞUM SONRASI ZAYIFLAMA
 
   İlk ortaokul ve lise ve üniversite yıllarımda normal ve zaman zaman zayıftım. En yoğun olarak hissettiğim ilk açlık duygum babamı kaybettiğim gün yaşadığım bitmeyecek bir mide kazıntısıydı. 22 yaşımda evlenip 4 ay sonra hamile kaldığımda o zaman sürekli açtım. O kadar çok yiyordum ki tam 43 kilo aldım. 44 saat süren zor bir doğum yaptım. O kırk kiloyu aldım ama hiç doymadım. Bana göre diyet yapmıştım. Doğumdan bir yıl sonra 54 kiloydum. Özel bir şey yapmamıştım. Ama ben hiperaktif bir çocuktum. Hala o davranışlarım sürüyordu.35 yaşımda 65 kilolardaydım. Kendime bir kondüsyon bisikleti aldım. Ama iki gün sonra yeniden hamile olduğumu öğrendim. Açlık kabusu yeniden başlamıştı. Bazı insanlar için hamilelik keyifli bir dönem olabilir ama benim için hep bir kabustu. İçime bir fil yerleşiyordu sanki ne yaparsam yapayım durmadan yemek istiyordu. Ama hiç doymuyordu. Bu kez yine 42 kilo aldım. Doğumdan sonra bir tayt giymiştim evde. Aklımda bugün kalan o manzara ...
Bebeğim sadece 2400 gr. doğmuştu. Dağ, fare doğurdu demişlerdi. Yaklaşık bir yıl sonra 92’lerden 70 kiloya yine kendiliğimden gelmiştim ama aşağı inemiyordum. Doğum sonrası kilo veremedim işte, verdiysem de gerisin geri aldım. Hem de fazlasıyla. Sonrasında gel-gitler başladı. Ama ne olduysa doğum sonrası kilo veremediğim için oldu. O günlerdeki iki olay beni çok korkuttu. Biri bir doktorun on yıl sonra koltuk değneği kullanırsın demesi diğeri şekerim sınırda olduğu için insülin başlama tehlikesi. Kendimi kırk yaşında koltuk değnekleri ve elimde enjektörle gördüğüm hayal harekete geçmeme neden oldu. Hemen hastane diyetisyenine gittim, beden eğitimi bölümünde okuyan bir üniversite öğrencisi buldum. Düzenli diyet ve günde 1 saat bilinçli egzersizle 9 ay sonra 55 kiloydum. Önümüz bayramdı, eşimle bayramlık almaya gittiğimde bir tayyör beğendim. Kabinden çıktığımda gözlerini benden alamıyordu. Kasada parayı peşin öderken bana çok güzel olmuşsun, çok güzel deyip duruyordu. Kıyafeti 40 beden olduğuma inanmadığım için 42 beden almıştım. Sonradan daraltmak zorunda kaldım. O bayram o kadar çok ziyaretçimiz oldu ki herkes beni görmeye geldi. Bayram sonrası okula gittiğimde fakülte sekreteri arkamdan öğrenci olduğumu zannedip yanlış yerde olduğumu görünce beni uyarmıştı. Gördüğünde şaşkına dönmüştü. Ben zayıflama sürecinde hep büyük beden kıyafet giydiğim için kimse o kadar zayıfladığımı farketmemişti. Sanırım en mutlu ve rahat aynı zamanda özgür hissettiğim dönemdi. Bir iki yıl kadar 62 civarında oldum. 20 yıllık bir sigara tiryakisiydim. Ama vücudum alarm veriyordu, ayak parmaklarımı kesmekten söz ediyorlardı. Eşim ve çocuklarım isyanlardaydı ben sigara içiyordum. Hamileliğimde de içmiştim. Rektörün eşinin ısrarıyla onun kurduğu sigarayı bırakma polikliniğine gittim. Bana asla sigarayı bıraktıramayacaklarını anladım. Bir gece Allah’a söz verdim ve birden bıraktım. Eski açlık duygum geri gelmişti, hangi ara olduğunu anlamadan kendimi tartıda 75 kilo gördüm. İşte o günden beri denemediğim yol kalmadı.
    3 kilo ver, 6 al; 6 ver, 8 al; 3 ver, 5 al bir kısır döngü yani cehennem...
    Çözümsüzlük...Eğer bir yol varsa ben bunu başarabileceğimi biliyorum. Bu labirentin bir yerlerinde bir çıkış olmalı biliyorum. Başaramadığım için utanıyorum insan muhteşem bir varlık, insan olmak en büyük onur, insan yolu bulduğunda uzaya gidiyor yolu bulduğunda karınca yuvasına giriyor, yaprağın içine giriyor. Yeter ki aklıyla bir yol keşfetmiş olsun. Azimle çalışan için başarı mutlaka gelir ama aynı yolda dönüp durmanın içinde akıl yoktur. O yüzden cehennemin en kötüsü kısır döngüdür. Bu kısır döngü bana uygun olmadığı için mutsuzum.Akılla bir yol bulamadığım için Allaha böyle dönme fikrinden utanıyorum.
  Yol arayışlarımın en sonuncusu bir hipnoz deneyimi idi ve bana göre herkes mutlaka bir kez bu deneyimi yaşamalı gerçekten olğandışıydı. O seansta içimdeki çocukla tanıştım. Onu kucağıma alıp kalbime koyduğumda 18 yaşımda başlayan mide kazıntım bir anda geçti. Artık yediğim zaman doyuyorum. Bu o kadar uzun süre unuttuğum bir şeymiş ki bir ikramı tokum diye reddettim. Rol yapmıyordum gerçekten toktum. İnancımı kaybetmeseydim belki başarabilirdim. Kimseyi suçlamıyorum. Eğitim bilimlerinde çok örnek verdiğimiz bir hikaye vardır;
Kurbağa kendini 26 derece suda çok iyi hissedermiş. Kurbağayı daha sıcak bir suya koyunca fırlayarak çıkarmış. Kurbağayı 26 derece suya koyup altına bir mum yakınca o yavaş yavaş ısınıp farketmediği için sonunda haşlanırmış. Ben sektöre bu kurbağa gibi kendimi yavaş yavaş kaptırdım.
   Doğum sonrası kilo veremiyorum. Bunun nasıl bir açıklaması vardır sizce? İnanmaktan geçiyor önce değil mi? Ben şimdi tekrar anne olamayacak mıyım bu korkuyla... Yardıma ihtiyacım var...
Sibel Uslanmaz
Bolu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder