Kısa Zamanda Kalıcı Kilo VerdirenFormül!

Çarşamba

Doğum Sonrası Kilo Veremiyorum...15 Kilo Vermeliyim


Doğum sonrası kilo veremiyorum
    29-05-1969 da Bursa’da doğdum.0-8 yaş arası hastalığımın en kötü yıllarıydı. Doktor olan babam işe gitmeyerek beni yaşatmaya çalışmıştı. Genellikle yatıyordum.
     Sonra babamın ihtisas yapması için Almanya' ya gittik. Orda okula başladım.
Yıllar sonra Türkiye'ye döndük. İlkokul hayatım da kötüydü. Hiç kimseyle oynamamam konusunda öğretmenim sıkıca tembihlenmişti. Ama zaten ben yürümeye bile korkardım. Tenefüslere hiç çıkmaz tek başıma son derse kadar otururdum. Çocuklar da benle konuşmazdı. Benim kimseyle ilişki kuramamam normal. Kardeşlerim dahil hiç bir çocuğa yaklaştırılmamıştım. Hergün mutlaka odamda gizlice ağlardım.
     İlk arkadaşlarım ortaokul dönemimde oldu. O dönemde cildim mukavemet kazanmaya başlamıştı. Şehir değiştirdik.O dönemde sabah 5’te koşuya da başladım. Arkadaşlıklar kurmaya başladım.
Üniversiteyi bitirene kadar kilom hep normaldi. Mezuniyetten hemen sonra bir hastanede göreve başladım. Bu arada halen günde 3 km koşumu sürdürüyordum.
1998 senesinde evlendim ve Muğla'ya eş durumu tayini ile geldim.
...4 hiçbir zaman çok fazla kilolu olduğumu düşünmedim. Bir şekilde kendime yakışan birşeyler giyip kendimi beğeniyordum. Ama şimdi 7-8 yıl önceki fotoğraflarıma ve video çekimlerime bakınca ben o halde nasıl dolaşmışım diyorum. O nedenle belki şimdiki halime bakınca 1 sene sonra da aynı şeyi söyleyebilirim. Genç kızlığımda kilolu değildim ama hiç incecik de olmadım. Hep çok ince olan kızlara özenmişimdir. Şimdi de net olarak 15 kilo vermem gerektiğinin farkındayım ama her seferinde 5 kilo verip yeterli bulup, ki o sırada zaten kilo verme hızım yavaşlayıp zorlaşmaya başlamış oluyor...Diyeti vs. bırakıyorum ve sonra 1 ayda tekrar geri alıyorum.Ciddi bir motivasyon desteği ile 10 kilo vermeden bu işi bırakmamak gerektiğinin farkındayım...


DOĞUM SONRASI ZAYIFLAMA

   Aynı yıl hamile kaldım ve koşuyu bıraktım ve doğumdan 5 ay sonra kilo almaya başladım. Herkes süt olsun diye sürekli yediriyordu. Bir hekim olarak bunun yanlış olduğunu söylüyordum. Ama annelik depresyonu insanı zayıf kılıyor. Yiyeyim de seslerini kessinler diye düşünmek daha kolaydı...
   87 kiloda tekrar hamile kaldım. Bulantılar nedeniyle fazla kilo almadım. Doğum sonrası 75kg oldum. Sonra mecburi hizmet nedeniyle Muş Devlet Hastanesi’nde göreve başladım. Halen bu hastanede çalışmaktayım.
  İşte kilo problemim bu  döneme rastlar. doğum sonrası kilo veremedim ve ikinci kez hamile kalınca oldu olanlar. 15 Kilo fazlam var. Çok büyük bir sorun değil belki yaşadıklarıma bakınca. Yani o kadar hastane koridorlarını aşındırmışım, şimdi doğum sonrası kilo veremiyorum diye yakınacak kadar büyük görmüyorum bu olayı...
DOĞUM SONRASI ZAYIFLAMA
  Gücümün farkındayım... Hayatta her istediğimi elde ettim . İnsan yeter ki istesin. 2 kez yoğun bakımı tattım. Birinde 2 ay tükürüğümü bile yutamadan boynumdan bir damardan serumla beslendim. Sonra, 2 ay sadece mama yedim. Beslenebilmek dünyanın en güzel şeyi... Hastalığıma rağmen 2 çocuk dünyaya getirdim. Çok şükür onlarda hastalığım yok... Çok zorlu sınavlar geçirdim...Benimle aynı hocada ihtisasa başlayan diğer 2 kişi dayanamayarak ilk 6 ayda istifa ettiler...Ben aştım... Kanser hastalarına hergün gülümseyerek yeni bir yalan bulmak çok zordur... Onlara her zaman dokunurum. Enerji veririm. Biraz durgunlarsa espriyle karışık azarlarım. Yanlarına daha sık giderim. Yeter ki tekrar hayata bağlansınlar... Hastalığımda yatarken bazen uzun gecelerde ben de yorulup artık öleyim diye çok düşündüm. O duyguyu biliyorum. Ben o zamanlarımda hep yaşadığım zorlu süreci düşündüm. Bitmemeli birşeye yaramalı... Tüm bu emek, uykusuz geceler... Birilerinin işine yaramalı, benim bu dünyada yapacaklarım var. Orta yerde öleceksem daha rahat bir hayat yaşamalıydım. Dünya güzelliklerine daha çok bakmalıydım... Ama böyle yapmadım. Arkadaşlarım plajlarda, pikniklerde, diskolarda eğlenirken(ben de insanım, bunların hepsi benim için de çok cazip) ben zor bir yola girdim. Bir işe yaramalı, yoksa herşey boşa gider yaşamalıyım dedim. Neyse sizi yormadım umarım. Hastalarım da beni çok sever. Hatta bazıları gittikleri profosörlerin reçetelerini bana onaylatmadan kullanmazlar...
   Şimdi benim hiç anlayamadığım konu benim çok sıkıntılı olduğum zamanlarda bile hastanede beni işte tanıdığım en pozitif insan sabah seninle karşılaşmışsam günüm iyi geçiyor diye karşılayanlar var... Boğazımda bir hıçkırıkla dolaşırken etrafa pozitif bir hava yayıyormuşum... Sanırım yetiştirilme şeklim yüzünden... Hep çok iyi maske ile dolaşıyorum.

Ben bir savaşçıyım... Her şeyi dişimle tırnağımla elde ettim...
 Ama çok yorgunum... Yorulma hakkım yok. Hep iyi olmalıyım. Çünkü hem benim zor durumdaki hastalarımın hem de beni çok az gören yavrularımın benim yorgun yüzümü görmeye tahammülleri yok...

Maddeler halinde yazmak istiyorum;
- His ve duygularımızı kontrol altına almak
- Zorluk ve engelleri ideallerimize ulaşabilmek için bir fırsat kabul etmek
- Beynimize format atmak
- Vücudumuzun bazal met ihtiyacı kadar uygun içeriklerle temel ihtiyaçları gidermek
- Bunu yaparken sinirsel, fiziksel ve ruhsal performansı maximum seviyeye çıkaracak ve vücut dirençlerini yükseltecek içeriklerle açlık duygusunu kontrol altına almak
- İNANMAK
- Sadece kişisel irademiz, kendi iç dünyamız ve bedenimizle ilgili harcayacağımız çaba sonucunda (kendi potansiyelimizle) zayıflayabileceğimizi bilmek.
- (Ben bunu çok önemli buldum) Son aldığımız gıdaların beyin üzerindeki kimyasal etkisinden dolayı bize ne hissettirdiğine kulak vermek. (Kitabı okuduktan sonra dikkat etmeye başladığım için antep fıstığına allerjim olduğunu farkettim. ben kaşıntılarımı sinirsel sanıyordum. Artık neden yiyip yiyip acıktığımı anladım. Zayıfken tatlı yiyemezdim ağır gelirdi. Şimdi neden canımın tatlı istediğini anladım. )
- Kimyasallar ve katkı maddelerinin açlık hissini arttırdığını bilmek...
- Bazı yiyeceklere karşı duyulan açlık hissinin kandaki bazı maddelerle ilgili olduğunu bilmek.
- Vücudun direnç ve ayar mekanizmalarının nedenlerini ve bunların geçici süreçler olduğunu bilmek.
- Hedefimiz için yapacaklarımızı günlük yaşam ritmimize uydurmak.
-İsteyerek severek ve ihtiyaç kadar su içmek
- Gelişerek zayıflamayı öğrenerek beynimize ve bedenimize format atmak.
- İNANMAK
- KARARLILIK göstermek
- Her başlayış ve sonuç alamama girişiminin vücudu bir sonraki yönteme karşı olumsuz etkilediğini ve bedensel dirençler oluşturduğunu bilmek.
- Bütün bu bilgilerin ışığında hedefe tam uyumlu olarak kararlı bir şekilde sağlıklı zayıflamak ve sağlıklı yaşamak...
  Doğum sonrasında kilo veremiyorum diye bir problemin çözümünü arıyorsanız benim gibi, bunun cevabı bende değil. çünkü çok da aşırı fazlam olmasa bile ben de başarabilmiş değilim bunu. Üstelik bir de ikinci kez hamile kalınca...
   Doğum sonrası kilo veremiyorum diyenlere tavsiye; sakın ola abuk sabuk diyetler denemeyin, metbolizmanızı hepten altüst edip çocuğunuzun beslenmesini de kaosa dönüştürebilirsiniz...

Ayten Kocabaş/İstanbul

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder